DÜĞÜNÜNÜZDE KAR YAĞMAYA

DÜĞÜNÜNÜZDE KAR YAĞMAYA

Yazar: Arzu Okunma Sayısı: 654 Yayınlanma Tarihi 19 Oct 2017 Yorum: 0

DÜĞÜNÜNÜZDE KAR YAĞMAYA


           Yemeyin o bulgurlardan! Çocuğunuz olmaz sonra. Babaannemin en büyük öğütlerinden biriydi bu, asla tutmaya niyetimizin olmadığı…

Dünyanın en komik insanlarından biriydi benim babaannem. “Hamburger”e “bulgur”, “kola”ya “gavur pekmezi” derdi. Onları yiyenin ise asla çocuğu olmayacağına dair derin inanışları vardı. Belki de haklıydı kendince. Doğal olmayan her şeye karşı alerjisi vardı. Birimiz kazara hastalansak doktora verilen paraya acır, bulup buluşturduğu bütün ot saman yığınını bizi iyileştirmek için kullanırdı.

Dakikada yüzlerce duayı arka arkaya sıralayıp bütün sülaleyi kötülüklerden, kem gözlerden koruma gibi bir yeteneği vardı. Arkasından da mutlaka derin bir nefes çekip yüzümüzü yıkarcasına tükürürdü. Ama aynı zamanda da ona kötü söz söyleyen herkese dakikada yüzlerce beddua etmekten de çekinmezdi. O yüzden de kimse ona karşı gelmeye cesaret edemezdi.

Köy hayatından gelip de İstanbul’da taş toprak yığını içinde yaşamak hep gücüne giderdi. Ama köyde bakacak kimsesi olmadığından mecburdu da buna. Asla kendini sığıntı olarak görmezdi. Annem azıcık ima edecek olsa hemen “Hay gelin, düğününde kar yağa senin emi” demeyi ihmal etmezdi. Bir gün ben de nasibimi aldım bu bedduadan. Dişleri olmadığından ağızlık kullanmak ona zor geliyordu. Benden onları yıkamamı istediğinde burun kıvırdım ve o meşhur bedduayı bu sefer benim için kullandı. “ Hay düğününde kar yağa emi” Hiç unutamadım o cümleyi. Öyle içime işlemişti ki acaba gerçekten düğünümde kar yağar mı korkusuyla uzun süre hep erteledim evlilik düşüncesini.

Şimdi çocuklarla bir fast food dükkânında yemek yiyoruz. Babaannem öleli on yıl kadar oluyor. Çocuklar bulgur yiyorlar. Ben yiyemiyorum. Kola bile içemiyorum gavur pekmezi beni kısır yapar korkusuyla. Dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Maalesef düğünüm bir şubat akşamına denk geldi ve ne tesadüftür o gün de tıpkı şimdi olduğu gibi lapa lapa kar yağıyordu. Boğazımda düğümleniyor geçen zaman. Yutkunuyorum ama nafile. Çocuklar anne sen de yesene diye tutturuyor. Şimdi onlara anlatsam, desem ki “yemeyin bunları çocuğunuz olmaz” gülüp geçerler herhalde.

Kim bilir şimdi kimler babaannesine burun kıvırdığı için karlı bir günde evlenmiş olmanın hüznünü yaşıyordur… Kim bilir…

Yorumlar
Yorum Yap